08 Mayıs 2007

Take Up Thy Stethoscope And Walk


Doctor! Doctor!
I’m in bed, aching head
Gold is lead

Choke on bread
Underfed
Şubat 1967’de Pink Floyd’un ilk albümü The Piper at the Gates of Dawn piyasaya sürüldü. Aynı zamanda Syd Barrett’ın liderliğindeki tek Pink Floyd abümü. Tüm zamanların en psychedelic albümü (bence). Ve albümdeki Syd’e ait olmayan tek şarkı, Take Up Thy Stethoscope and Walk.

Gold is lead

Jesus bled

Pain is red

Dark doom
Gruel ghouls, greasy spoons

Used spoons, June Bloom

Ama, kesinlikle o yıllarda hüküm süren LSD ve Syd Barrett etkisi çok rahat hissediliyor şarkıda. Roger’ın asitteki hali böyle oluyormuş demek ki. Sözleri gene savaşa falan bağlayanlar var, olabilir de! ‘Gruel’ askerlere verilen yiyeceğin adıymış.

Music seems to help the pain
seems to contemplate the brain
Doctor kindly tell your wife that I'm alive

flowers thrive

realise

realise

realise!

Şarkının en güzel kısımları da kapanışı ve ismi. Gospel korolarının söylediği bir şarkıdan esinlenip bu ismi bulmuş.(Jesus saith unto him, Rise, take up thy bed, and walk). Stetoskop hakkında bilgi sahibi olma isteğine büründüm bir an ama biraz sıkıcı bir konu olduğuna karar verdim sonradan. Muciti René-Théophile-Hyacinthe Laennec’mış. Bilindiği gibi insanların ya da hayvanların vücutlarının içindeki sesleri dinleyebilmek için yapılmış bir tıbbi alet bu. En çok da kalbi veya nefesi dinler doktor amcalar. Soğuk soğuk sırtına yapıştırır demir zımbırtıyı, sesini çıkaramazsın(öhhö.. öhö). Sevimli bir ayrıntı gördüm. Fransız fizikçi Laennec, 1816’da bu aleti keşfederken kulak trompeti denen birşeyden fikir (ç)almış. O da çizgifilmlerde sık rastladığımız huni gibi birşey varya, yaşlı teyzeler falan iyi duymak için kullanır. O işte. Neyse! Artık şarkıyı dinleyelim.

Pink Floyd-Take Up Thy Stethoscope And Walk

2 dır dır!:

nesliyan dedi ki...

stetoskoplu kısmı okurken çok eğlendim ehen. doktor amca sırtına soğuk soğuk dayar ama onun kulakları da nasıl acır o aleti takınca bilir misin? yaa ya..
o zaman şarkıyı dinleyek.

auroboros dedi ki...

hehe..nazan halamın stetoskopunu takmıştım sanki ama acıttığını hatırlamıyorum. alışmıştır onların kulağı. gitar çalanların da parmakları acıyor başlarda ama sonra alışıyor di mi? bizim sırtımız alışık mı buz gibi demire? :)