29 Mart 2007

itiraf ediyorum! ben ankesörlü telefonum!



Red House Painters'ın Mark Kozelek'i varya. Bir de onun Sun Kil Moon'u var. Ben bu grubu çok seviyordum. Hala seviyorum da. Bugüne kadar çok az Modest Mouse dinlemiş olduğum için; Tiny Cities albümündeki şarkıların Modest Mouse coverı olduğunu anlayamadım. Grey Ice Water şarkısından geçenlerde bir şekilde farkettim bu durumu. Ama hala anlayamıyorum. Ne tür bi cover albümü bu ya? Başka bu şarkılar. :)


Sun Kil Moon-Exit Does Not Exist => Modest Mouse

21 Mart 2007

2şarkı1resim


17 Mart 2007

red red ropes..periscopes..



Pavement-Carrot Ropes
klibini de izleyin sırıtarak, hatta kahkaha atın sırtlansanız...

14 Mart 2007

Lady Drama

NicoLeTTa
(Özellikle pastellerini öneriyorum. Baya iyiler. Toulouse Lautrec havası var.)

"I wanted a language of the body that would carry all the emotion of that dance of love, of carnality, which is that of love from within, the drama of passion, that which irradiates and that which cannot be touched but only felt..."

...-_- bir de yanında dinlemelik bir şarkı: Azure Ray-Displaced

13 Mart 2007

Anja (Tesadüfen Bulurum) Garbarek'ler

Avrupa jazzının dahilerinden olduğu kabul edilen Jan Garbarek'in kızıymış Anja Garbarek. Uzun bir süre önce babam Legend Of Seven Dreams diye bir albümünü üniversite okuduğu yıllarda tesadüfen bir yerden edinip dineldiğini ve çok sevdiğini söylemişti. Ben de indirip dinlemiştim. Hakikaten güzel. Ama sevgili babam sahafta ancak o albümü bulabilmiştir heralde ki çok daha iyi albümleri var. Mesela ben Witchi-Tai-To'yu önerebilirim.. ya da yakınlarda çıkmış albümü In Praise of Dreams. Babam onu bulmuş ben de kızını buldum tesadüfen.

Anja'nın müziği jazz değil ama trip-hop denebilir... biraz da dream pop denebilir. Evet.. tahmin edilebilir olmaktan nefret edermiş kendileri. O yüzden karanlık sözleri için keyifli besteler hazırlamayı pek severmiş. Macabre ile sugar-sweet kombinasyonları yaptığını söylüyor.
1970'de doğmuş ve Oslo'da babasının müzisyen arkadaşları arasında büyümüş. Müziği hep çok sevmiş fakat hiçbir ensturmanı çalmayı öğrenememiş bir türlü.
16 yaşında tiyatro okumaya başlamış. Artık tamamiyle oyuncu olmaya kararlıymış. Ama tabi müzik yapıcak bu kadın, kanında varya. Nitekim, birgün bir müzikalde şarkı söylerken Norveç'in plak şirketlerinden birinin dikkatini çekmiş. Vee 1992'de ilk albümü "Velkommen Inn" çıkmış. İlk albümde tarzı biraz daha farklıymış. 80lerden tam olarak kurtulamamış sanki bir de kendi dilini kullanmış bişe anlamıyom :) Bir şarkı upload ettim işte burda: Male Oynene Dine

1996'da ikinci albümü "Balloon Mood" da Massive Attack, Bjork ve Madonna'yla çalışmış. Şık bi albüm olmuş bu.
Anja Garbarek-Balloon Mood

Bu albümden bir yıl sonra büyümek için birşeyler yapması gerektiğini düşünerek Londra'ya taşınmış. Tak! Virgin Records'la anlaşmayı imzalamış. Çat! Talk Talk'dan birileri katkıda bulunmuş. Pat! diye 2001'de "Smiling & Waving" piyasaya sürülmüşş.
hemen albümden birkaç şarkıyı da şuraya koyiim:

Anja Garbarek-Her Room **
Anja Garbarek-You Know
Anja Garbarek-Big Mouth


4 yıl hiçbişey yapmamış, çocuk falan bakmış. Sonra 2005'de Angel-A diye bir romantik komediye soundtrack yapmış. Ailesinin 2003'te Norveç'e dönmesi, çocuk sahibi olmak ve okuduğu bir ton korku ve polisiye kitabı onu oldukça etkilemiş olmalı ki 2006'da çıkardığı "Briefly Shaking" albümündeki şarkı sözleri epey karanlık olmuş.


Anja Garbarek-Sleep : Bu şarkıyı yaşanmış bi hikayeden etkilenerek yazmış. Kaçırılıp kömürlüğe kapatılan bir kadını anlatıyor. Bazen o kadının kendisi olduğunu düşünürmüş..
Anja Garbarek-My Fellow Riders ***
Anja Garbarek-Dizzy With Wonder


Böyle Kate Bush gerçek cadı, bu da tatlı cadı gibi. Zaten Kate Bush da severmiş Anja Garbarek'i. Albümün en eylenceli şarkısı ama aslında sözleri bunalım. Bahsettiğim gibi işte. hadi iyi seyirler..


Anja Garbarek-The Last Trick : Albüm ismini barındıran sözlere sahip sevimli bir şarkı di mi? Ama bunun sözlerini yazarken 'bu yazdığım son şarkı, yaptığım son hile' falan diye kendini yemiş... çocuk yapmamalı şu hayatta demek ki!

Konu "Mika"

Yetenekli İngiliz müzisyenin sesi herkes tarafından Freddie Mercury'e benzetilmekte(kıvırcık saçlarıda çok şirin). Nerde hakkında bir yazı okusam "Freddie sandım ayol." demişler ve evet gerçekten de benziyor(zaten Grace Kelly'nin sözlerinde "So I try a little Freddie" bilem demiş). Ama dinlerken "Ayy özentiye bak!" falan demiyor insan, çünkü işini gayet iyi yapmış bence. Neyse 5 Şubat 2007'de ilk albümü olan Life in Cartoon Motion'ı çıkarmış bulunmakta yalan olmasın Island Records'dan çıkmış sanırsam albüm ve gerçektende iyi bir iş çıkarmış. İngiliz halkı tarafınan 2007'nin vaad eden sanatçıları arasında açık ara 1 numarada yer alıyorlarmış kendileri. Ayrıca Brian May soapbox'ında myspace linkini vermiştir bu sevimli kıvırcık insanın ve hatta Brian May kendisiyle tanışmamış olmasına rağmen, o kadar reklamını yapmışki, finansal veya kişisel hiç bir iliskişi olmadığını açıklamak zorunda kalmış. Hakkında henüz pek bilgi edinemedim ama dinleyelim istedim bu sevimli insanı sevincimi paylaştım hihih..







Life in Cartoon Motion Albüm Tracklist'i

1-Grace Kelly
2-Lollipop
3-My Interpretation
4-Love Today
5-Relax(Take it Easy)
6-Any Other World
7-Billy Brown
8-Big Girl(You are Beautiful)
9-Stuck in The Middle
10-Happy Ending
11-Ring Ring(Bonus Track)
12-Over My Shoulder(Hidden Track)

linklere buyurunuz:
myspace
mika official site
youtube canlı performans izlemeye ve dinlemeye değer bi video benden sölemesi
Grace Kelly Klip

06 Mart 2007

Deli Hikayeleri

The Walkabouts 1984'de, Seattle'da, Carla Torgerson(vokal,gitar) ve Chrish Eckman(vokal, piano, gitar) tarafından kurulmuş bir folk-punk grubuymuş. Bu kadar eski olması baya bir enteresan geldi bana.("Tindersticks'e özenmişler ha ha" demiştim ama onlar 1991 çıkışlı:) İlk kuruldukları sıralarda böyle eş dost, kardeş kuzen çalışıyorlarmış. Hatta Chris'in nesi oluyorlar bilmiyorum ama, o sıralar da basçı ve baterist; Grant ve Curt Eckman'mış. Carla Torgerson'da Tindersticks'in Travelling Ligth şarkısında Stuart Staples'a eşlik eden bayan bu arada.

Tindersticks - Travelling Light

Bir de 84'de müzik yapmaya başlamaları kadar tuhaf birşey daha var ki, o da Amerikalı olmaları. Yaptıkları müzik çok avrupai:P. Yunanistan, Norveç gibi ülkelerde uzun bir süre listlerde bir numara olmayı başarmışlar hatta. Bu yüzden de 90lardan beri sürekli Avrupa turnesine çıkıyorlarmış.
Chris ve Carla 1993'de birlikte yan proje olarak bi albüm çıkarmışlar. Sonra 5 tane daha çıkarmışlar. Evet.. Bence walkaboutsdan daha güzel.

1992'de Paal Flaata(vokal, gitar), Ron Olsen(akustik, bas) ve Al DeLoner(gitar ve bi kaç garip enstruman) Midnight Choir diye bir trio kurdu. Peki bu ne alaka? Söyliyim.. Al DeLoner daha sonra Chris Eckman'la birlikte Höst diye bir projeyle 2000lerde bir albüm çıkarmış; 'the damage suit'.

2002'de dee.. ımm.. ha! Walkabouts'un bateristi, Terri Moeller abi, Willard Grant Conspiracy'den Paul Austin'le bir grup kurmuş (Transmissionary Six) bir de üstüne 6 albüm yapmışlar. Bööyle Slowdive, Red House Painters, Tindersticks tadında bişey.

Transmissionary Six - Pod Bay Doors

Willard Grant Conspiracy neymiş peki? O da Paul Austin'le Robert Fishman'ın 1995'te Boston'da kurduğu grupmuş. Robert Fishman'ın da The Gentrys diye bi gurubu varmış... bu böyle gidermiş...

Willard Grant Conspiracy - Skeleton

Bizim asıl konumuz neydi ki? The Walkabouts! ha ama chris ve carla gruptan ayrı bişiler yapmış onlar daha güzelmiş falan. O zaman konumuz chris&carla olsun. 19 Mart'ta altıncı albümleri Fly High Brave Dreamers piyasaya sürülcek yanılmıyorsam, geçen gün gene bir Avrupa turnesinden dönen ikilinin. (eheuhe laflara bak)
Chris, Ljubljana diye bir yerde bir gece Kanadalı post-rock grubu A Silver Mt. Zion'u izlemiş ve parformansları onu çok etkilemiş. "Yedi kişi sahnede, hepsi büyük bir ciddiyetle şarkı söylüyor, politik şarkılar ama hissettiklerin konserden ayrıldığında ümitsizlik hissi vermiyor. keyifliydi." gibi şeyler söylemiş. Konserden sonra yürüyerek eve gitmiş, biraz dinlenmiş ve laptopunda albüme ismini veren şarkının sözlerinin bir taslağını oluşturmuş.


sonuç: Bu grupların çoğu Glitter House Records'la anlaşmalı. (pff..)

05 Mart 2007

... song vol.1

Zart song, zurt song, falanca song isimli şarkılar oluyor çokca. Güzel de oluyorlar. Böyle kafam da bir klasör açıp hepsini içine atamıyorum ne yazık ki.(Bilgisayarda bu işlemi yapınca da saçma şeyler oluyo. Aynı şarkıdan iki tane falan) Gözümün önüne bi liste şeklinde gelsinler istedim hep. Ama olmadı. Hafızam felaket kötüleşiyor zaten. Bu kadar çok mazeret sunduktan sonra kendime, bari buraya listeleyeyim, bir de uğraşayım onları upload edeyim siz de bilmedikleriniz varsa dinleyin sevin gibi istekler içine girdim. Bir uçtan da başladım. Buyrunuz:

Flunk - Skysong
CocoRosie - Tahiti Rain Song
Emiliana Torrini - Gollum's Song
Marianne Faithfull - The Pleasure Song
Air - Mayfair Song
Bjork - The Anchor Song
Au Revoir Simone - The Disco Song